Sezon başından beri takdirle izliyoruz Mustafa Sarp'ı. Ama işte ne kadar iyi oynarsanız oynayın, bir hatanız takımınızın 2 puanına sebep oluyor. Manisaspor'un 83. dakikadaki korner atışında adamını kaçıran Mustafa Sarp maalesef 2 puana sebep oldu.
Peki neyi yanlış yaptı? İşin kötüsü yapması gereken şey için 35-40 IQ fazlasıyla yeterliydi. Duran bir topta defans oyuncusunun "iş tanımı" son derece basit; tuttuğun adamın ne olursa olsun topa vurmasına engel ol, en kötü ihtimalle kolay vuruş yapmasını engelle. Bu kadar basit. Bahsettiğimiz iş tanımı bir atak sırasında aradaki adamı görüp, şık bir arapas atmak ya da ters kanada uzun ve zeki bir top atıp rakip defansı allak bullak etmek gibi kompleks bir şey değil. Çok daha basit, rakip oyuncunun topa vurmasına engel olmak.
İşte bu durumda, buna ister konsantrasyon eksikliği diyelim, ister ciddiyetsizlik, birşey farketmiyor, olan 2 puana oluyor. Anlaşılamayan nokta bu kadar basit bir görevin hemde maçın en kritik dakikalarında nasıl yerine getirilemediği. Belki de "bonservisi elinde" futbolcudan ancak bu kadar oluyor deyip kapatmalıyız konuyu.
23 Kasım 2009 Pazartesi
22 Kasım 2009 Pazar
Galatasaray-Manisaspor (22.11.2009)
Kötü bir maç izledik. Geçen sezon Skibbe'li takımda 2 önlibero mu olsun tek mi tartışmaları, bu sene 2 mi olsun 3 mü tartışmasına yerini bırakıyor. 3 önliberoya rağmen hala pozisyon veriyorsa bu takım o zaman önümüzdeki seçenekler şunlar;
1- Defans oyuncularının kalitesi yetersiz, devre arasında bir transfer şart.
2- Defans kurgusu inanılmaz kötü, bunda hata bence halen bunu oluşturtamayan Rijkaard'da. Özellikle rakibin baskı kurduğu dakilarda defans 6-7 kişilik bir çizgi halinde ceza sahası çizgisine gömülüyor.
3- Ön liberoların baskısı yetersiz veya efektif değil.
4- Forvet hattının topun arkasına geçmesinde sıkıntı var.
Yukarıdaki maddelerin hepsi de etken bu kötü defans anlayışında. Bu sezon özellikle Servet ve Hakan Balta'da çok büyük düşüş olduğunu düşünüyorum. Dünkü maçta Hakan Balta'nın performansına inanamadım, nitekim oyundan çıkmasının da sebebi bence sakatlanma değil, yorulmasıydı. Sakatlanmayı bahane etti. Bu yorgunluğun arkasındaki sebebi bulmakta teknik kadronun işi artık. Diğer yandan Servet sezonun başlarındaki "ofansa katkı" saçmalıklarını çok şükür azalttı, belli ki bu konuda uyarı almış. Ancak bence Servet'in hiçbir durumda rakip ceza sahasına girmemesi gerekiyor çünkü birçok kafa pozisyonunda dokunmasa daha iyi olacak olan durumlarda dokunarak pozisyonu heba ediyor. Yarardan çok zararı oluyor kısaca.
Diğer yandan bugün bazı yazarlarımız Linderoth'un etkisiz olduğunu yazmışlar. Linderoth oyuna girdikten sonra 2 net pozisyona girdi, 2 pozisyonda da gol vuruşunu yaptı ancak birinde defans oyuncusu birinde de kaleci golü son anda önlediler. 25 dk. oyunda kalan bir "önlibero" daha ne yapabilir ki? 90 dk. oynayan Topal, Sarp ve 65 dk oynayan Ayhan ne yaptılar? Bence Linderoth artık ilk 11'de forma giymeye başlamalı çünkü Galatasaray'daki ofansa katkı sağlayabilecek tek önlibero o.
Galatasaray'ı bekleyen önemli bir başka tehlike fizik güç yetersizliği. Dünkü maçta Manisa karşısında fizik olarak mağlup oldular diyebilirim. Üstelik 2 haftalık bir dinlenme süresine rağmen. Yani dünkü maçta Avrupa maçı yaptık, 3 günde 1 maç gibi bahaneler de yoktu.
Ofansif kısma baktığımızda aslında herşeye rağmen takım 3-4 net pozisyon yakaladı. Pozisyonların hemen hepsinde Nonda ve Kewell vardı. Özellikle Kewell son 4-5 maçtır süregelen yüksek performansını sürdürüyor. Nonda verimli oynamasına rağmen Baros'un ileride top tutma ve rakibi rahatsız etme becerilerinden çok uzakta maalesef.
Bir paragrafta Elano için. Elano için kötü futbolcudur demek tabiiki saçmalıktan başka birşey değil. Manchester City'deki birkaç maçını izlemek yeterli Elano'nun ne olduğunu görmek için. Elano'nun bence en büyük eksiği yeterince oynayamaması. Bence takımda daha fazla süre alıp hem arkadaşlarıyla uyumunun artması hem de maç kondisyonunun artırılması sağlanmalı. Ama Elano mutlaka kazanılmalı.
1- Defans oyuncularının kalitesi yetersiz, devre arasında bir transfer şart.
2- Defans kurgusu inanılmaz kötü, bunda hata bence halen bunu oluşturtamayan Rijkaard'da. Özellikle rakibin baskı kurduğu dakilarda defans 6-7 kişilik bir çizgi halinde ceza sahası çizgisine gömülüyor.
3- Ön liberoların baskısı yetersiz veya efektif değil.
4- Forvet hattının topun arkasına geçmesinde sıkıntı var.
Yukarıdaki maddelerin hepsi de etken bu kötü defans anlayışında. Bu sezon özellikle Servet ve Hakan Balta'da çok büyük düşüş olduğunu düşünüyorum. Dünkü maçta Hakan Balta'nın performansına inanamadım, nitekim oyundan çıkmasının da sebebi bence sakatlanma değil, yorulmasıydı. Sakatlanmayı bahane etti. Bu yorgunluğun arkasındaki sebebi bulmakta teknik kadronun işi artık. Diğer yandan Servet sezonun başlarındaki "ofansa katkı" saçmalıklarını çok şükür azalttı, belli ki bu konuda uyarı almış. Ancak bence Servet'in hiçbir durumda rakip ceza sahasına girmemesi gerekiyor çünkü birçok kafa pozisyonunda dokunmasa daha iyi olacak olan durumlarda dokunarak pozisyonu heba ediyor. Yarardan çok zararı oluyor kısaca.
Diğer yandan bugün bazı yazarlarımız Linderoth'un etkisiz olduğunu yazmışlar. Linderoth oyuna girdikten sonra 2 net pozisyona girdi, 2 pozisyonda da gol vuruşunu yaptı ancak birinde defans oyuncusu birinde de kaleci golü son anda önlediler. 25 dk. oyunda kalan bir "önlibero" daha ne yapabilir ki? 90 dk. oynayan Topal, Sarp ve 65 dk oynayan Ayhan ne yaptılar? Bence Linderoth artık ilk 11'de forma giymeye başlamalı çünkü Galatasaray'daki ofansa katkı sağlayabilecek tek önlibero o.
Galatasaray'ı bekleyen önemli bir başka tehlike fizik güç yetersizliği. Dünkü maçta Manisa karşısında fizik olarak mağlup oldular diyebilirim. Üstelik 2 haftalık bir dinlenme süresine rağmen. Yani dünkü maçta Avrupa maçı yaptık, 3 günde 1 maç gibi bahaneler de yoktu.
Ofansif kısma baktığımızda aslında herşeye rağmen takım 3-4 net pozisyon yakaladı. Pozisyonların hemen hepsinde Nonda ve Kewell vardı. Özellikle Kewell son 4-5 maçtır süregelen yüksek performansını sürdürüyor. Nonda verimli oynamasına rağmen Baros'un ileride top tutma ve rakibi rahatsız etme becerilerinden çok uzakta maalesef.
Bir paragrafta Elano için. Elano için kötü futbolcudur demek tabiiki saçmalıktan başka birşey değil. Manchester City'deki birkaç maçını izlemek yeterli Elano'nun ne olduğunu görmek için. Elano'nun bence en büyük eksiği yeterince oynayamaması. Bence takımda daha fazla süre alıp hem arkadaşlarıyla uyumunun artması hem de maç kondisyonunun artırılması sağlanmalı. Ama Elano mutlaka kazanılmalı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)